Menisküs Nedir?

Son yıllarda yapılan kapsamlı bilimsel araştırmalar, menisküsün diz ekleminde taşıdığı anatomik, biyomekanik ve fonksiyonel önemini ortaya koymuştur. Menisküs eklemin bir parçası olarak, eklem kıkırdağının bozulmasını ve dejenerasyonunu, osteoartritin başlamasını ve gelişmesini engelleme görevi görür.

Menisküsler; diz ekleminde bulunan, fibro-kıkırdaktan (fibröz) yapılmış C şeklinde, kıkırdak benzeri yapılardır. Diz eklemini oluşturan iki ana kemiğin, yani femur ve tibianın arasında yer alırlar.

Biri iç diğeri dış olmak üzere her dizde ikişer tane menisküs bulunur. Dış menisküs, iç menisküse göre daha hareketlidir. Her iki menisküs; hücreler, özel hücre dışı matris (ECM) molekülleri ve bölgeye özgü innervasyon ve vaskülarizasyondan oluşan parlak beyaz, karmaşık bir dokudur. Menisküsler sağlıklı bir diz ekleminin önemli bileşenleridir.

Menisküs, bir amortisör görevi görür. Basınç uygulamak menisküsü diz dışına doğru hareket etmeye zorlar. Menisküs, kemiklerin ucundaki eklem kıkırdağına uygulanan baskıyı bu şekilde alır. Bunlara ‘çember gerilmeleri’ denir. Bacağınıza ağırlık verdiğinizde, femur kemiği ve tibia kemiği menisküsle temas eder. Menisküs dışa doğru şişer. Bu, tibia ve femur kemiğinin stresinin çoğunu alır. Bir menisküs olmadan, femur kemiğinden gelen tüm ağırlık tibiaya temas eder ve kemiklerin uçlarındaki kıkırdak yıpranmaya başlar.

Menisküsün vaskülaritesi (kan akışı), yalnızca en dış kısmını destekleyen kan damarlarına sahip olduğundan, dış kısımdan sağlanır. Menisküsün iç kısmı besinlerini sadece difüzyonla alır.

Menisküsün kan akışı zayıf olduğu için menisküsün bazı bölgeleri genellikle kendiliğinden iyileşmez. Menisküs genellikle damarlanmaya bağlı olarak üç bölgeye ayrılır:

  1. Kırmızı Bölge – Yeterli kan akışı olan, menisküsün dış çevresidir.
  2. Kırmızı-Beyaz Bölge (Nöral Bölge) – Menisküsün orta geçiş bölgesidir.
  3. Beyaz Bölge – Menisküsün vaskülaritesi olmayan en iç kısmıdır. İyileşme zordur.

Islak ağırlığa göre bileşime gelince, menisküs yüksek oranda hidratlanmıştır. Menisküsün yaklaşık %72’si su, kalan %28’i organik madeden (çoğunlukla ECM ve hücrelerden) oluşur. Genel olarak kolajenler, bu organik maddenin çoğunluğunu -yaklaşık %75 ’ini- oluşturur. Glukozaminglikanlar %17 , DNA %2, adezyon glikoproteinleri <% 1 ve elastin lifler <% 1 kadardır. Bu oranlar yaşa, yaralanmalara ve diğer patolojik durumlara bağlı olarak değişebilir.

Kolajen menisküsün ana fibriler bileşeni olmasına rağmen, dokunun her bölgesinde farklı miktarlarda farklı kolajen tipleri mevcuttur. Kırmızı bölgede, Tip-1 kolajen miktarı fazladır, kuru ağırlığa göre yaklaşık %80 kadardır. Diğer kolajen miktarları Tip-2 ve Tip-3 %1′ den az bulunur. Beyaz bölgede, kolajen kuru ağırlığa göre dokunun %70’ini oluşturur. Bunun %60’ı Tip-2 kolajen ve %40’ı Tip-1 kolajendir.

Menisküsün Ne İşe Yarar?

Menisküs dizin stabilitesini sağlayan ve süspansiyon yaparak kıkırdak yaralanmasını engelleyen dizin önemli bir yapısıdır. Bu yapı vücudun en hareketli eklemlerinden olan dizlerde hareket kolaylığı sağlar, femur ve tibia kemiklerinin birbiriyle olan temas yüzeylerini artırarak, kemiklerin üzerine binen vücut ağırlığının dengeli bir şekilde dağılmasına imkan sağlar.

Ayrıca menisküsler ani bir darbe sonucu diz bölgesinde oluşan şok kuvvetini emer ve diz iç sıvısının eklem kıkırdaklarına yayılmasını sağlar. Menisküs eklem kıkırdağını koruyarak artritin başlamasını önlemeye de yardımcı olur.

Menisküs Yırtığı Kimlerde Görülür?

Menisküs yırtığı ağır yük taşıyanlar, sürekli ayakta duranlar, yaygın olarak ev işleriyle uğraşan ev hanımları, yaşlılar ve sporcularda görülebilir. Menisküsler artan yaşla birlikte zayıflar. 30 yaşın üzerindeki kişilerde menisküs daha yaygındır. Çömelme veya adım atma gibi hareketler zayıf menisküslü bir kişide menisküs yırtıklarına sebep olabileceği gibi diğer eklem dejenerasyonlarına da neden olabilir.

Menisküs Belirtileri Nelerdir?

Menisküs yırtığı belirtileri genellikle 3 ana şikayet ile kendini hissettirir. Yırtılmanın olduğu menisküs bölgesinde ağrı, şişlik ve kitlenme meydana gelir. Harekete devam ettikçe ve diz eklemleri zorlandıkça ağrı şiddetlenir ve yırtılma meydana gelmiş olan menisküs parçası eklem aralığına sıkışarak kitlenmeye sebep olur. Kitlenen diz uzunca bir süre açılmaz ve bu süre boyunca menisküs yırtığı meydana gelen dizde sürekli olarak sıvı birikmesi olur. Sıvı biriktiği için yırtık olan dizde şişme ve dolgunluk meydana gelir. Menisküs yırtığı belirtileri şunlardır;

  • Diz ağrısı. İlk yırtık oluştuğu zaman bölgede ağrı hissedilmeyebilir, hatta spor yapan kişiler aktivitelerine devam edebilir. Ancak bir süre sonra menisküs yırtılması sonucu bölgede şişlik meydana gelmesiyle ağrı kendini belli etmeye başlar.
  • Dizden gelen sesler
  • Şişme, dolgunluk ve sertleşme
  • Dizde kitlenme, takılma
  • Harekette kısıtlılık, dizi bükememe/çömelememe

Menisküs Nasıl Teşhis Edilir?

Menisküs yırtıkları genç yaşlarda travmalarla oluşabilirken yaş ilerledikçe çömelme basit gündelik aktiviteler sonucu bile meydana gelebilir. Ortopedi ve Travmotoloji doktoru muayenesi menisküs yırtığı teşhisinde çok önemlidir. Menisküs yırtılmasına bağlı eklemlerde hassasiyet olup olmadığını kontrol ederek, ağrı bölgesi, şiddeti ve menisküsle olan ilişkisini değerlendirir.

Doktorunuz teşhis ve muayene esnasında McMurray, Apley, Steinman gibi testleri uygulayacaktır. Dizin dönme, bükme gibi durumlara nasıl tepkiler verdiğini tespit edecektir.

Hastalarda menisküs ve beraberinde yaralanma varsa bu MR çekilerek tespit edilir. Menisküs yırtıklarının tedavisi yırtığın yeri, yırtığın tipi, derecesi ve hastanın aktivite düzeyiyle birebir ilgilidir.

biomet ürünleri

Menisküs Yırtığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Başlangıçta diz yaralanması dinlenme, buz kompresyonu, yükseklik ve sıkıştırma gibi konservatif tekniklerle (Rice Yöntemi) tedavi etmeye çalışılabilir.

  • Menisküslü dizler dinlendirmeli ve eklem üzerinde herhangi bir ağırlık taşımaktan kaçınılmalıdır. Yardımcı olarak koltuk değneği kullanabilirsiniz. Diz ağrınızı olumsuz etkileyen aktivitelerden uzak durulmalıdır.
  • Günün belirli saat aralıkları, 30 dk buz kompresyonu uygulamak gerekir.
  • Enflamasyonu azaltmak için diz elastik bir bandajla hafif sıkarak sarılmalıdır.
  • Şişliği azaltmak için diz uzatılmalıdır.

Doktorunuza danışarak, dizinizin etrafındaki ağrıyı ve şişliği azaltmak için diğer steroid olmayan anti-enflamatuar (NSAID’ler) gibi ilaçlar da alabilirsiniz.

Ağırlığınızı menisküs olan dizinize vermemelisiniz. Doktorunuz dizinizi çevreleyen kasları güçlendirmek için fizik tedavi önerebilir.

Fizik Tedavi: Ağrıyı azaltmaya, diz hareketliliğinizi ve dengenizi artırmaya yardımcı olur. Fizyoterapistiniz ayrıca şişliği ve sertliği azaltmak için masaj teknikleri uygulayabilir.

Glukozamin Takviyeleri: Hastanın yaşı ilerlemesi ile birlikte, menisküsün dejenerasyon süreci başlar. Artan yaş ile su içeriği artmakta, hücresel içerik azalmakta, kollajen ve glukozaminoglikan oranları azalmaktadır. Bunun sonucunda, menisküs, dejenerasyona ve yaralanmalara karşı korunmasız kalır. Bu bakımdan glukozamin preparatlarının takviye olarak alınması gerekli olabilir.

Ameliyat: Diziniz yukarıdaki tedavilere yanıt vermiyorsa, doktorunuz ameliyat önerebilir.

Kaynakça: