Kemik Sağlığı İçin Kolajenin 4 Faydası

Kolajen vücudumuzda en çok bulunan proteindir. Üç aminoasit zincirinden yapılmış bir sarmaldır ve vücudumuzdaki protein içeriğinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturur. Kolajenin birçok çeşidi vardır. Kaslar, kemikler, deri, kan damarları, sindirim sistemi ve tendonlarda bulunur. Vücut yapısının sağlam kalabilmesi için iskelet görevi görür. Kıkırdak ve kemiklerin şeklini ve işlevini korur. Eklemlerimiz ve tendonlarımızı bir arada tutmaya yardımcı olan bir yapıştırıcı görevi görmektedir.

Vücutta bir çok doku kolajen ile bir arada tutulur. Bununla birlikte kolajen, kemik sağlığında da önemli bir rol oynar ve kemiklerin yapı taşlarını oluşturur. Sağlıklı kemikler, sağlıklı bir yaşam standardı ile ilişkilendirilir.

Kemikler yoğun olarak temel iki bileşenden oluşur; bunlar kolajen ve kalsiyumdur. Kolajen vücutta bulunan en bol proteindir ve kemikleri güçlendirmek de dahil olmak üzere birçok önemli işlevi vardır.

Kolajen Kemik Sağlığımız İçin Neden Önemlidir ?

Kolajen insan vücudunun büyük bir bölümünde bulunur. Kemikler de kolajenin bulunduğu vücut yapılarından biridir. Kemik içerisinde bulunan kolajenler, kemiklerin güçlenmesini sağlarken aynı zamanda sert ve şekilli bir şekilde kalmasını da sağlar.

Yaşın ilerlemesine bağlı olarak insan vücudunda kolajen üretiminde bir yavaşlama meydana gelir. Kolajen miktarındaki bu azalmaya bağlı olarak vücut genelinde ve kemiklerde deformasyonlar oluşur. Kolajen eksikliği nedeniyle kemiklerde bir süre sonra kütle değişimleri, sertlik kaybı gözlenir ve olası kazalarda kemiklerde kırılma, çatlama gibi durumlara yatkınlık görülür.

Vücudunuzda pek çok kolajen türü vardır, ancak bunun yaklaşık %90’ı temel üç türden oluşur; tip-1, tip-2 ve tip-3 kolajen. Tip-1 kolajen vücutta en çok bulunan proteindir ve kemiklerin güçlü kalması için hayati öneme sahiptir. Tip-II kollajen ise kemiklerin eklemlerde birbirine bakan kısımlarını sararak korunmasını sağlayan kıkırdak dokuda yoğun bir şekilde bulunur.

Kolajen ve kalsiyum kemiklerinizdeki iki ana maddedir ve hem güçlü hem de esnek kemikler oluşturmak için birlikte çalışırlar. Kolajen, kemiklerinizin daha sert kısmında bulunur, kalsiyum mineraliyle çevrelenmiş olan kısım daha yumuşak olan kısımdır. Sağlıklı kemikler için kalsiyum mineraline ve kolajene ihtiyaç vardır.

Kolajen sadece kemikleri güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda hareket ettirmeye de yardımcı olur. Dizler, dirsekler ve kalçalar gibi menteşe görevi gören eklemler, kemikleri akıcı bir şekilde hareket ettirmeyi sağlar. Eklemlerin rolü iki veya daha fazla kemiği birbirine bağlamaktır. Kıkırdaklar, bağlar ve tendonlar ise kemikleri bir arada tutmaktan sorumlu kısımlar. Bütün bu bağ dokuların en önemli bileşenlerinden biri kolajendir.

Kemiklerimiz Yeterli Kolajen Almadığında Ne Olur?

Yaşın erken evrelerinde vücut yeterli kolajını üretme kapasitesine sahiptir. Ancak kolajen üretimi 20 yaşından itibaren her yıl %1 azalmaya başlar. Yıllar içerisinde artan ve hızlanan kollajen kaybı 40 ve 50’li yaşlara gelindiğinde önemli miktarlara ulaşır ve vücut dışarıdan kollajen takviyesi almaya yönelik sinyaller verir.

Kolajen eksikliğinde ortaya çıkabilecek sorunlara;

  • Kireçlenme
  • Osteoporoz
  • Otoimmün eklem deformasyonları

Örnek verilebilir.

Yaşlanma, kolajen üretim seviyelerini azaltan doğal bir süreçtir. Düşük kollajen üretimine sebep olabilecek diğer faktörler de beslenme ve yaşam tarzı biçimidir. Günlük diyet ile kolajen bakımından yeterince zengin besinler alamamak, aşırı şeker tüketimi, sigara ve alkol kullanımı kolajen üretimini önemli derecede azaltır.

Kolajenin kemiklere faydası incelendiğinde kalsiyumdan sonra en başta kemik dokusunu desteklediği görülür. Kolajenler kemiklerde elastikiyet sağlar ve canlılığı korur. Ayrıca kemiklerin büyümesini devam ettirme gibi görevlere de sahiptir. Bu nedenle kemik sağlığını koruyabilmek adına kolajen içerikli beslenme diyetleri oluşturmak ya da takviye kolajen ürünleri kullanmak gereklidir.

Kolajenin kemikler üzerindeki etkisi incelendiğinde belirli sayıdaki kadın gruplarından;

  • A grubuna kolajen ve kalsiyum takviyesi içeren ürünler verilmiştir.
  • B grubuna ise sadece kalsiyum takviyesi içeren ürünler verilmiştir.

Yapılan araştırmalar sonunda hem kolajen hem de kalsiyum takviyesi kullanan kadınların kanlarındaki kemiklerin parçalanmasına yol açan protein miktarında azalma görülmüştür. Sadece kalsiyum takviyesi kullanan kadınlarda ise bu proteinde bir azalma olmadığı ve kan değerlerinde önemli değişikliklerin yaşanmadığı gözlemlenmiştir.

Kolajenin kemiklere faydası açısından yapılan bu araştırmada görüldüğü gibi kolajen kemiklerin yapısında önemli bir göreve sahiptir.

Kolajenler, içerisinde bulunan aminoasitler sayesinde kemiklerin yapısında aktif olarak görev alırlar. Aminoasitler, özellikle kemik içerisindeki dokuları sıkılaştırarak kemik mukavemetinin artmasında etkilidir. Bu nedenle yapılan çoğu araştırmada kemiklerdeki yapının düzenlenmesinde kolajenler etken madde olarak görülmüştür.

Ayrıca birçok araştırmada kolajenlerin kemik dokusunda oluşan hasarların giderilmesinde aktif rol oynayıcı oldukları görülmüştür. Kemik kırılmaları ve kemik çatlamaları gibi durumlarda kolajen takviyesi alınması, kolajenin hücre yenilenmesi için uygun ortamı oluşturarak iyileşme süresinin hızlanmasını sağlar.

Yaşın ilerlemesine bağlı olarak vücutta azalmaya başlayan kolajen yapısı desteklendiğinde osteoporoz gibi rahatsızlıkların belirtileri yavaşlatılır. Özellikle menopoz döneminden sonra görülen kemik erimesi durumları üzerinde yapılan araştırmalar sonucu kolajenin faydaları açıkça görülmüştür.

KOLAJENİN 4 FAYDASI:

1. Kolajen Kemik Mineral Yoğunluğunu Artırır

Kemik mineral yoğunluğu (BMD), kemik yoğunluğunun ölçüsüdür. Kemiklerin gücünü yansıtır ve genellikle osteopeni ve osteoartrit gibi durumları test etmek için kullanılır. Osteopeni, kemiklerin yoğunluğunun azaldığı durumdur. Osteoartrit, eklemlerinizin sertleşmesine ve ağrılı olmasına neden olan bir durumdur.

Yaşlandıkça kolajen seviyeleri düşer ve kemik kütlesi buna bağlı olarak azalır. Düşük BMD, osteoporoz ve zayıf kemik gelişimi ile ilişkilidir. Bu durum daha yüksek kemik kırığı riskini temsil eder.

Araştırmalar, kolajen takviyelerinin kemik mineral yoğunluğunu artırabileceğini gösteriyor.

Menopoz sırasında, kemik yoğunluğundaki düşüş genellikle kadınlık hormonu olan östrojen seviyelerinin azalmasından kaynaklanır. Bir çalışmada; 12 ay boyunca günlük kolajen takviyesi alan menopoz dönemini atlatmış olan kadınların, kemik mineral yoğunluğunda önemli bir artış olduğu gözlemlenmiştir.

2. Kolajen Kemiklerin Yapı Taşıdır

Kolajen, bağ dokuların ve kemiklerin temel yapı taşlarından biridir. Vücudun her yerinde bulunur. Deri, saç, tırnak, kemik ve kıkırdağın yapısında bulunur ve bu yapıların elastik ve güçlü olmasını sağlar. Kolajen, toplam organik kemik kütlesinin yaklaşık % 90’ını oluşturur.

Sağlıklı bir kemik yapısının güçlü kalabilmesi için BMD seviyesini korumak gerekir. Kolajen peptitleri, kalsiyum mineralinin emilimini artırır. Buna bağlı olarak kemik mineral yoğunluğu da artar ve kemik gücü korunur.

3. Kolajen Kıkırdak Büyümesini Teşvik Eder

Kıkırdak, eklemlerin ve kemiklerin uçlarını örten, parlak beyaz bir yapıdır. Yaşlanma, zorlayıcı tekrarlanan hareket, genetik yatkınlık, vb. gibi faktörler kıkırdağın zamanla yıpranmasına neden olabilir. Bu faktörler bağların ve tendonların gerilmesine, kıkırdak dokunun deformasyonuna ve kemiklerin birbirine sürtünerek ağrılı bir süreç oluşturmasına neden olur. Kolajen alımını artırmak, sağlıklı kemiklerin desteklenmesine ve kıkırdağın korunmasına yardımcı olur.

Bir çalışmada, kolajen takviyelerinin 73 sporcu üzerindeki etkileri araştırıldı. 24 hafta sonra katılımcılar dinlenme ve hareket halindeyken, eklem ağrılarında önemli bir azalma farkettiler.

Başka bir çalışmada, 70 gün boyunca kolajen takviyesi alan yetişkinlerin eklem ağrılarında önemli bir azalma gözlemlenmiştir. Kolajen takviyeleri, yapılan çalışmalar ışığında osteoartrit ile ilişkili semptomları azaltmada etkili görünmektedir.

4. Kolajen Kemik Kaybını Önler

Vücudumuzda kolajen seviyeleri düştükçe, kemik yoğunluğu da etkilenir. Yapılan araştırmalar, kolajenin sadece kemik yoğunluğunu artırmakla kalmayıp, başlangıçta kemik kaybını ve yıkımını önlemeye yardımcı olabileceğini de gösteriyor.

Menopoz, osteoporoz riskini artırır. Bir çalışmada, kalsiyum ve kolajen takviyelerinin postmenopozal dönemdeki kadınlarda kemik kaybını azalttığını gözlemlemişlerdir. Kemik kaybını önlemek ve kemik mineral yoğunluğunu artırmak için kolajen takviyeleri kullanılmalıdır.

Yapılan bir çalışmada; 12 ay boyunca günde 5 gram kolajen alan 66 kadında, kolajen tüketmeyen kadınlara kıyasla kemik mineral yoğunluğunda %7’ye varan bir artış gözlemlendi.

Kaynakça:

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/18416885/
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16341622/
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2577747/